|
Tweet |
Amatör spor kulüpleri yalnızca futbolcu yetiştiren ya da çocuklara forma giydiren kurumlar değildir. Onlar, çocuklara umut aşılayan, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutan, arkadaşlık, disiplin ve takım ruhunu öğreten önemli sosyal yapılardır. Bugün bir çocuğun sırtına geçirilen forma, aslında onun geleceğine duyulan inancın da simgesidir. O forma; yöneticinin fedakârlığı, antrenörün emeği, gönüllünün alın teri ve çoğu zaman kulüp yöneticilerinin kendi cebinden yaptığı harcamalarla sahaya çıkar. Amatör futbolun gerçekliği budur. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu tarafından belirlenen lisans ve lige katılım bedellerindeki artışlar, ekonomik olarak zaten zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan amatör kulüplerin yükünü daha da ağırlaştırıyor. Burada sorulması gereken soru şudur: Amatör kulüpler desteklenmesi gereken spor yuvaları mı, yoksa gelir kapısı olarak görülen kurumlar mı?
SAHANIN TOZUNU YUTANLARIN SESİ DUYULMALI
Masaların başında alınan kararların, sahada yaşanan gerçeklerle örtüşmesi gerekiyor. Bir kulübün bütçesi yalnızca birkaç rakamdan ibaret değildir. O bütçenin içinde çocukların ulaşımı, forma ve malzeme giderleri, saha masrafları, antrenör emeği ve yöneticilerin fedakârlıkları vardır. Artan her maliyet, kulüpler için yeni bir mücadele anlamına geliyor. Daha da önemlisi, bu yükün sonunda bedel ödeyen yalnızca kulüpler olmuyor. Bedeli çocuklar ödüyor. Çünkü sahaya çıkamayan her çocuk, futbolun yanı sıra arkadaşlıktan, disiplinden, takım ruhundan ve sporun kazandırdığı sosyal çevreden de uzaklaşıyor. Kapanan ya da faaliyetlerini sürdüremeyen her amatör kulüp ise bir başka çocuğun umut kapısının kapanması anlamına geliyor.
AMATÖR SPOR, TOPLUMSAL BİR SORUMLULUKTUR
Amatör sporun değerini yalnızca futbol üzerinden değerlendirmek büyük bir eksiklik olur. Spor; çocukların enerjilerini doğru yönde kullanmalarına, sosyal çevre edinmelerine ve sorumluluk bilinci kazanmalarına katkı sağlayan önemli bir alandır. Bu nedenle amatör kulüplerin yaşadığı ekonomik sorunlar, yalnızca spor camiasının problemi olarak görülmemelidir. Bugün bir kulübün yaşaması, yarın bir çocuğun spor yapmaya devam edebilmesi demektir.
BAKANLIĞIN ÇABASI İLE FEDERASYON KARARLARI ÇELİŞMEMELİ
Gençlerin sporla buluşması ve amatör kulüplerin güçlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılırken, diğer taraftan kulüplerin ekonomik yükünü artıran uygulamaların gündeme gelmesi ciddi bir çelişki oluşturuyor. Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak, gençlerin sporla buluşması ve spor tesislerinin yaygınlaştırılması konusunda önemli bir mücadele verirken, amatör kulüplerin sahada ayakta kalmasını zorlaştıracak kararların yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Federasyonun görevi, amatör kulüplerin önüne yeni engeller koymak değil; onların önündeki engelleri kaldırmalarına yardımcı olmaktır.
UMUTLARIMIZIN ÖNÜNE DUVAR ÖRMEYİN!
Ey Türkiye Futbol Federasyonu… Amatör futbolu yalnızca bir gelir kalemi olarak görmeyin. O küçük sahaları, eskiyen malzemeleri, araba bagajlarında taşınan formaları ve hiçbir karşılık beklemeden çocukların peşinden koşan yöneticileri görün. Çünkü onların verdiği mücadele, Türk futbolunun en alt basamağında geleceğin futbolcusunu, antrenörünü, hakemini ve sporcusunu yetiştiriyor. Bugün birkaç kalem gelir elde etmek uğruna amatör kulüplerin nefesi kesilirse, yarın Türk futbolunun da nefesi kesilir. Çocuklara forma vermek, aslında onlara gelecek vermektir. O geleceği ağır mali yüklerin altında ezmeyin. Amatör kulüplerin sesini duyun. Sahanın tozunu yutanların, çocukların peşinden koşanların, kendi imkânlarıyla kulüp yaşatmaya çalışanların sesini duyun. Çünkü mesele yalnızca futbol değildir. Mesele çocuklarımızdır. Mesele gençlerimizin geleceğidir. Mesele umuttur. Ve unutmayın:
UMUTLARIMIZIN ÖNÜNE DUVAR ÖRMEYİN EFENDİLER!
SEYİT ATEŞ